CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, iktidarın CHP’yi halk gözünde itibarsızlaştırmak
adına ayak oyunları, kumpaslar ve darbelere başvurduğunu belirtirken, “Anadolu’da yiğitlik
arkadan vurarak, kumpas kurarak, çelme takarak olmaz; yiğitlik er meydanında belli olur.
Bizim yiğidimiz, aslanımız kumpaslarınızla Silivri’de; sizin yiğit dediğiniz binlerce
korumayla Meclise gelebiliyor. Kendinize güveniyorsanız getirin sandığı mert de kimmiş
namert da kimmiş herkes görsün, kararı halk versin” dedi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Karasu, “Ey Erdoğan,12 Eylül’ün
postallı darbecileri Cumhuriyet Halk Partisi’ne diz çöktüremedi ki senin kravatlı darbecilerin
bize diz çöktürsün!” dedi.
ANKARA/
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, iktidarın CHP’yi halk gözünde itibarsızlaştırmak
adına ayak oyunları, kumpaslar ve darbelere başvurduğunu belirtirken, “Anadolu’da yiğitlik
arkadan vurarak, kumpas kurarak, çelme takarak olmaz; yiğitlik er meydanında belli olur.
Bizim yiğidimiz, aslanımız kumpaslarınızla Silivri’de; sizin yiğit dediğiniz binlerce
korumayla Meclise gelebiliyor. Kendinize güveniyorsanız getirin sandığı mert de kimmiş
namert da kimmiş herkes görsün, kararı halk versin” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi görüşmelerinde bir
konuşma yapan Karasu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun
tutuklanması ve sonrasında yaşananlara dikkat çekti ve AKP Genel Başkanı ve
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüklendi. Karasu, şunları söyledi:
BOP KAN GETİRDİ, ZULÜM GETİRDİ: Recep Tayyip Erdoğan 28 Temmuz 2004
tarihinde çıktı “Büyük Orta Doğu Projesi’nin Eş Başkanıyım.” dedi. Demokrasi ve insan
hakları getireceği bahanesiyle BOB, BOB’u kuranlar, Mısır’dan Filistin’e, Fas’tan
Afganistan’a, Suriye’den Yemen’e gözyaşı getirdi, acı getirdi, katliamlar getirdi. Halkanın
sonunda kim vardı? Tabii ki Türkiye.
ŞİMDİ GÜRLEK’E SAHİP ÇIKIYOR: Önce Balyoz ve Ergenekon davalarıyla Türk
Silahlı Kuvvetlerindeki Atatürkçü, yurtsever subayları kumpaslarla, gizli tanıklarla, Zekeriya
Öz gibi savcılarla hapislere attılar, birer birer ihraç ettiler. O davaların savcısı kimdi?
Başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi nasıl Akın Gürlek’e sahip
çıkıyorsa o gün de Zekeriya Öz’e sahip çıkıyordu. O gün ortağınız kimdi? Fethullah hoca
efendiniz. Sonra bunlarla rant ve çıkar kavgası başlayınca ortaklık bozuldu, birbirinize
girdiniz. 17-25 Aralık yolsuzluğunu, hırsızlığını milat koydunuz, sonra 15 Temmuz darbe
girişimi ve sistem değişikliği. Peki, bu süreçler içinde neler yaşandı iktidarınızı devam
ettirmek için ve son halkayı tamamlamak için?
BİR YİĞİT SİZİ SANDIĞA GÖMDÜ: 2019’da bir adam çıktı “Her şey çok güzel olacak.”
dedi ve Erdoğan’ın oyunlarını bozdu. Önce mazbatasını vermediniz, sonra kazandığı seçimi
iptal ettiniz. Akıllanmadınız, 31 Mart seçimlerinde Ekrem İmamoğlu 4’üncü kez sizi sandığa
gömdü. Artık Türkiye’nin 1’inci partisi CHP’ydi. Yeni kumpaslar kurmanız gerekiyordu
çünkü İstanbul’u kaybetmiştiniz çünkü İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybederdi. Bunu da en
iyi Recep Tayyip Erdoğan biliyordu.
DARBELERE SARILIYOR: Önce “Belediyeleri silkeleyin.” dedi; sonra “Turpun büyüğü
heybede.” dedi. İnsanlar çocuklarının beslenme çantalarına kuru ekmek koyamazken yirmi üç
yıldır bu ülkeyi tek başına yöneten AKP’nin Genel Başkanı, CHP’ye kumpas kurmak işleriyle
uğraşıyordu. Bu kurulan kumpasın savcısı da hâkimi de sarayda oturmaktadır. Anketlerde,
artık iktidarı kaybettiğini gördüğü için sandıktan korkmaktadır. Sandık gelene kadar CHP’yi
toplumun gözünde nasıl itibarsızlaştırırım diye hukuksuz, adaletsiz, darbelere sarılmaktadır.
CHP DİZ ÇÖKMEZ: Ey Erdoğan!12 Eylül’ün postallı darbecileri CHP’ye diz çöktüremedi
ki senin kravatlı darbecilerin bize diz çöktürsün! Saraylar, padişahlar, fermanlar, vatan
cepheleri, darbeler, idam sehpaları bize diz çöktüremedi ki senin kumpasların diz çöktürsün!
Her türlü kumpasınızın karşısında ne Özgür Özel ne Ekrem İmamoğlu ne de Cumhuriyet Halk
Partisi bir adım geri atmayacak, sizi iktidardan gönderene kadar mücadeleye devam edecektir.
GENÇLER SANA SENİN SÖZÜNÜ HATIRLATIYOR: Erdoğan, 27 yıl önce
hapishaneye girerken ne diyordu: “Hürriyetlerin kullanılmadığı bir demokrasi düşünülemez
ve hürriyetler ancak hukuk yoluyla garanti altına alınabilir çünkü hukuksuz bir demokrasi
haksız bir demokrasidir.”…”Yargı, artık baskıcı bir rejimin aleti olmuştur.” diyen,
“Gayriahlaki ve hukuki yollarla millî iradeyi yok etmek istiyorsunuz.” diyen kimdi?
Erdoğan’dı. Şimdi aynı Erdoğan sokaklarda, meydanlarda onun 27 yıl önceki sözlerini
hatırlatan gençlere “ahlaksız” diyor, “soysuz” diyor, “provokatör” diyor, “vandal” diyor,
“marjinal” diyor. Recep Tayyip Erdoğan niçin kızıyorsun? O gençler sana senin sözlerini
hatırlatıyor.
O GENÇLERİN YOLU ATATÜRK YOLU: O gençlerin yol göstericisi padişahın idam
fermanını yırtıp atan, yedi düveli dize getiren Mustafa Kemal Atatürk’tür. (CHP sıralarından
alkışlar) O gençler yetkiyi Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden alıyor. O gençler 12 Martlarda,
12 Eylüllerde idam sehpalarını kendisi tekmeleyen onurlu gençlerin mirasçılarıdır. O gençler
seni ilk seçimde gönderecek olanlardır.
İBADET SADECE NAMAZLA ORUÇLA OLMAZ: Bugün Kadir Gecesi, tüm İslam
âleminin Kadir Gecesi’ni kutluyorum. Bu mübarek ayda, bu mübarek gecede bir kez daha
hatırlatıyorum: İslam’ın tek şartı namaz kılmak, oruç tutmak değildir. Peygamberimiz’in
buyurduğu gibi “Bir saat adaletle hükmetmek bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”
Dinimize göre en büyük günahlar iftira atmak, kul hakkı yemek, yalan söylemektir. Hiç
merak etmeyin, bu haksızlıklarınızın, hukuksuzluklarınızın hesabını bu dünyada da mahşerde
da mutlaka vereceksiniz.
KİM MERT KİM NAMERT: Çıkıyorsunuz kürsülerde, trol hesaplarınızda Recep Tayyip
Erdoğan için “Yiğit Genel Başkanımız.” diyorsunuz. Anadolu’da yiğitlik arkadan vurarak,
kumpas kurarak, çelme takarak olmaz; yiğitlik er meydanında belli olur. Bizim yiğidimiz,
aslanımız kumpaslarınızla Silivri’de; sizin yiğit dediğiniz binlerce korumayla Meclise
gelebiliyor. Kendinize güveniyorsanız getirin sandığı mert de kimmiş namert da kimmiş
herkes görsün, kararı halk versin.